İNGİLİZCE

 İngilizceyi bu kadar önemli kılan özellik, diğer dillerin aksine sadece bir coğrafi bölgeyle sınırlı kalmamasıdır. İngilizce, dünyanın her köşesine yayılmış bir dildir. Bu lisan anadil olarak yalnızca Amerika, İngiltere, İrlanda, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve İskoçya’da konuşulmasına rağmen 53’ü İngiliz milletler topluluğuna üye, toplam 73 ülkede ortak veya resmi dil olarak kullanılmaktadır.

İngilizce’nin resmi dil olarak konuşulduğu ülkelerden birkaçı şunlardır: Singapur, Hindistan, Güney Afrika, İrlanda, Tanzanya, Filipinler, Kamerun, Hong-Kong, Jamaika, Kenya, Madagaskar, Papua Yeni Gine, Nijerya, Sri Lanka, Uganda, Zambiya, Gambiya, Malta, Somali, Bahama, Bermuda, Falkland Adaları, Fiji, Gana, Lesoto, Liberya… 

73 ülkede İngilizce’yi konuşan insan sayısı 1 milyar civarındadır. Bu rakama ilaveten bu dilin şu anda 1 milyar kadar insan tarafından da ya öğrenildiğini ya da ikinci yabancı dil olarak kullanıldığını belirtmek gerekir. Buradan da dünyanın hangi bölgesine gidilirse gidilsin mutlaka bu dili konuşan birisiyle karşılaşacağımızı çıkarabiliriz. İşte İngilizce’yi bu kadar önemli yapan sebeplerden birisi budur. Fakat bu dilin önemi yalnızca bununla da sınırlı değildir.

Bu dil aynı zamanda ticaretin, bilimin, havacılığın, denizciliğin, diplomasinin, uluslararası iletişimin, sinema sektörünün ve internetin dilidir. Bu alanların herhangi birinde İngilizce ya kullanılan tek dildir (havacılık ve denizcilik) ya da yüzde 90 oranında hâkim dildir. Bilinen insanlık tarihinde ilk defa bir dil kendisine bu kadar çok kullanıcı ve yaygın bir kullanım alanı bulabilmiştir.